Geçmişten günümüze çocuk eğitimi

ileder-cocuk-egitimiGeçmişten günümüze çocuk eğitimi

Gün geçtikçe biz bazı dengeleri kaybettik ve bu dengelerin sarsılması çocuklarımızın eğitimini olumsuz yönde etkilemeye başladı. Şimdi isterseniz bu değişen dengeleri görelim.

Çocukerkil aileler

Eskiden aile yapımız konu olduğunda ataerkil aile kelimesi mutlaka geçerdi. Yani ailede asıl sözü geçen, dediği dinlenen kişi babamızdı. Evde babamız, son noktayı koyardı. Planlar babamızın isteklerine göre şekillenirdi. Günümüzde ise bu ataerkil aile yapımız yavaş yavaş değişiyor. Artık büyük şehirlerdeçocukerkilailelerimiz var. Yani evde çocuğun sözünün geçtiği, çocuğun isteklerine göre planların yapıldığı aileler. Merkezinde babanın değil çocuğun olduğu aileler.Bu ailelerde çocuğun istedikleri hemen alınıyor, çocuk gezmek istiyorsa geziliyor, istemiyorsa gezilmiyor. Yemek saatleri ve hayat çocuklara göre düzenleniyor. Kısacası evin hakimi çocuk.

Bu duruma sebep olan faktörlerden biri günümüz anne-babaların kendi geçmişinde yaşadıkları zorlukları çocuklarına yaşatmak istememesi. ‘Aman biz yaşamadık ve görmedik, bari çocuklarımız yaşasın ve görsün.’ düşüncesi çocukerkil aileler türemesine neden oluyor. Bu duruma neden olan bir diğer bir faktör de, anne-babaların çocukları ile sorun yaşamama arzusu. Çocuk, aileden bir şey istediğinde ve bu yerine getirilmediğinde evde ya da dışarıda kriz çıkıyor. Bu krizden kaçınan aileler gücü çocukta bırakıyor ve onun dediklerini yapıyor.Şunu hep aklımızda tutmamız gerekiyor ki, çocuklarımızın her isteğini

karşılamak onları iyi eğitmek anlamına gelmiyor. Onlar da reddedilmeli,
onlar da hazlarını ve isteklerini ötelemeyi öğrenmeli.

Baba  şefkat kahramanı, anne otorite merkezi

Önceleri bizim aile yapımızda şefkat kahramanı annelerimizdi. Biz sevgi
istediğimizde annemizin kucağına koşardık. Bir
suç işlediğimizde “Aman Bey, bir şey olmaz. O daha çocuk” diye bizi savunan
şefkatli annemizdi. Babalarımız ise bizim
için otoriteydi.
 Babamızı korku ile birlikte sever, onun
yanında yanlış bir davranışta bulunmaktan çekinirdik.

Günümüzde
bu otorite ve şefkat rolünün paylaşımı da değişiyor.
 Artık
anneler daha otoriter. Kuralları ve sınırları onlar koyuyor. Çocuklar
annelerinden daha çok korkuyor. Kızan, tehdit eden, ceza veren genelde
anne. Babalar
ise
akşam eve geç geliyorlar. Onlar otorite rolünü
çoktan bırakmış durumlar.
 Çocuklarını seven, kollayan ve
anneye karşı savunan konumundalar.Yani şefkat rolü babaya, otorite rolü ise anneye geçmiş durumda.

Bu duruma neden olan faktör bence babaların eve geç gelmesi ve çocukları ile
çok az zaman geçiriyor olması. Bunun
yanında eve geldiğinde habere ve internete yoğunlaşarak çocuklarını ihmal
etmesi. Çocukları ile çok az zaman geçiren babalar,
bu az zamanda çocukları ile kötü olmak istemiyorlar.
 Onlar otorite rolünü
yerine getirmedikleri için otoriter olma, kural koyma yetkisi annelere
kalıyor. 
 

Buradan babalara seslenmek istiyorum. Eğer çocuklarımız
çocukluk döneminde kural koyan, otoriter bir baba görmezlerse ergenlik dönemine
geldiklerinde anneyi de ezip geçiyorlar ve kural tanımaz bir çocuk oluyorlar.Bu nedenle çocuklarımıza
sevgi yüzümüzü gösterdiğimiz kadar otorite yüzümüzü de göstermemiz
gerekiyor.

Öğretmeninden değil annesinden çekinen öğrenciler 

Geçmişin
çocukları öğretmenlerinden çekinirdi.
 Öğretmenle dalga
geçmek şöyle dursun, öğretmen sınıfa girdiğinde sesler
kesilirdi. Öğretmene karşı saygısızlık yapılamazdı. Öğretmenler çocukları dövse ve ceza verse bile çocuklar eve gidip
öğretmenden ceza aldıklarını anlatamazdı.
 Çünkü aileler öğretmenin
gereksiz yere ceza vermeyeceğini bilir, öğretmene güvenirdi.
 Çocuklar
da ceza aldıklarını söyleyip suçları açığa çıkmasın diye bu durumu
anne-babasından saklardı. Kazara söyleyiverse
yediği dayağa benzer bir cezayı babasından da yiyeceğini bilirdi.

Şimdinin çocukları annesinden öğretmeninden çekindiğinden daha çok
çekiniyor.Ödevini yapmadığında içini öğretmen korkusundan daha çok anne korkusu
sarıyor.Bu durumun nedeni  “Hocam, eti senin, kemiği
benimdiyen” anne-babaların yerine
 “Bu çocuk benim” diyen anne-babaların gelmesidir. Öğretmen
çocuğu azarladığında anne-babalar soluğu müdürün odasında alıyor. Çocuğun yanında
öğretmenini rahatlıkla ve alenen eleştirebiliyor.
 Dizilerde çocuklar
öğretmenleri ile dalga geçiyor.
 Bu durumda çocuklar
artık onları eğitecek öğretmenlerinden çekinmez oluyor. 
 

Burada bizlere düşen görev, öğretmenlerimizi yeniden yüceltmek ve çocuklarımızın
gözünde onları değerli hale getirmektir.
 Onlara ve onların
yaptığı eğitim faaliyetine güvenmektir.
 Milletçe bunu
yapmadığımız takdirde tüm eğitim sistemimiz çökecek ve başıboş çocuklar yetişecektir. 

Öğretim görevi annelerde

Yine geçmişte bir çocuğun tüm eğitim ve öğretim
görevini öğretmenler üstlenirdi.
 Evde anneler çocukla pek
ders-ödev polemiğine girmezdi. Öğretmen
sınıfta öğretim faaliyetini gerçekleştirir eve de biraz ödev verirdi. Bu ödevler yapılmış mı yapılmamış mı, bu annenin sorumluluğunda değildi. Çocuk ertesi gün ödevini yapmadan okula gittiğinde
öğretmeninden azar işiteceğini bilir, elinden geldiğince ödevini yapardı.
Yapmasa bile sınıfta yapanlardan kopyalardı.Öğretmenler ödevlerini yapmayan çocuklar
için anneleri pek suçlamazdı.

Günümüzde bu denklem de değişti. Çocuğun akademik başarısı
neredeyse anne üzerine kaldı.
 Annelerin annelik ve
otoriterlik görevinin yanına bir de belletmenlik görevi eklendi.
 Artık ödevler öğretmenden
bizzat anne tarafından alınır oldu.
 Kalabalık sınıflarda
öğretim faaliyeti pek gerçekleşemediği için ve
 öğretmenler arasındaki rekabet arttığı için eve verilen ödevler arttı. Çünkü öğretmenler
çocuklara daha hızlı ve daha iyi öğretmek için yarışıyorlar.
 Çünkü
hızlı öğreten öğretmenler toplumda başarılı öğretmen sayılmaya başlandı. Bu durum eve verilen ödevlerin sayısını her geçen
gün arttırdı. Böyle olunca da ev işleri ile uğraşan anne
gitti, çocuğunun başında onunla birlikte saatlerce ödev yapmaya çalışan anneler
geldi.
 Durumun bu hale gelmesinde annelerin de suçu var. Çünkü onlar da kendi
çocuklarını diğer çocuklar ile yarıştırmaya başladılar.
 Adeta çocuklarının
başarısını kendi başarıları gibi gördüler
 ve başarılı olması için çocuklarına yüklenmeye
başladılar.

Bir an önce anne-babaların ve öğretmenlerin bu yarış havasından çıkması Gelin bu dengeleri yeniden kuralım. Evin reisi ve otoritesi
baba olsun.Anneler şefkat kahramanı olarak çocuklarının her daim yanında
bulunsun.Hayatın merkezine insani değerleri, dürüstlüğü, sabrı ve vefayı
koyalım.Öğretmenlerimize hak ettikleri değer ve saygınlığı yeniden verelim.

Bölüm: HABERLER, KÖŞE YAZILARI

yorum yaz

You must be Logged in to post comment.

© 2018 İLEDER. Tüm Hakları Saklıdır. / Gülpınar Mahallesi 137.Sokak No: 2/8/A Altındağ/Ankara .